About the speaker
Stratejik İletişim Yönetimi alanında hem akademik hem de profesyonel birikimi olan ve yüksek referansları bulunan Salim Kadıbeşegil, Kurumsal İtibar Yönetimi kavramının ülkemizde tanınması ve yer etmesine öncülük etti.
1954 Ankara doğumlu olan Salim Kadıbeşegil, 1977 yılında Ege Üniversitesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. Profesyonel iş yaşamına 1975 yılında önce Demokrat İzmir daha sonra da Günaydın gazetelerinde muhabirlik ve sayfa sekreterliği ile başlayan Kadıbeşegil, 1978’de Turizm ve Tanıtma Bakanlığı’nda Basın Müşaviri olarak görev yaptı. 1979-1981 yılları arasında Washington D.C.’de Türkiye Büyükelçiliği Basın Müşavirliği’nde Basın Ataşe Yardımcısı statüsünde “diplomat” olarak çalıştı. 1982 yılında Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda Halkla İlişkiler Müdürü olarak görev yapan Kadıbeşegil, 1984 yılında İzmir Turyağ/Henkel’de Halkla İlişkiler Müdürü ve Pazarlama Koordinatörlüğü görevini bir arada sürdürdü.
1990 yılında stratejik iletişim ve halkla ilişkiler alanlarında faaliyet gösteren kendi şirketi ORSA’yı kuran Kadıbeşegil, halen Kurumsal İtibar Yönetimi ve Stratejik İletişim Yönetimi alanında hizmet veren bu şirketin Kurucu Başkanı olarak görev yapıyor.
Kadıbeşegil 2001-2011 yılları arasında merkezi New York’ta bulunan “The Reputation Institute”un (İtibar Enstitüsü) Türkiye temsilciliğini yürüttü. Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği ve Buğday Ekolojik Dönüşüm Derneği Yönetim Kurulu üyeliklerinde aktif görevlerde bulundu.
Kadıbeşegil, kendi konularında çalıştaylar düzenlemekte, seminerler vermekte ve profesyonel konuşmalar yapmakta. 2014 yılına kadar Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Fakültesinde Global Kurumsal İletişim ve Liderlik Yönetimi dersleri verdi. İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesinde Yüksek Lisans dersleri vermektedir. Kadıbeşegil RepMan İtibar Araştırmaları Merkezi Kurucusu ve Danışma Kurulu Üyesidir.
Salim Kadıbeşegil ICCO (Uluslararası İletişim Danışmanlığı Şirketleri Birliği) Türkiye temsicisi İDA İletişim Danışmanları Derneği tarafından mesleğe olan katkıları nedeniyle Mart 2017’de Şeref Kürsüsü ile onurlandırılmıştır. Çalışmaları ve kitaplarına yerli ve yabancı 500’den fazla bilimsel çalışmada atıfta bulunulmuştur.
Additional details
Dayanıklılık, içimizde yanan, karanlık ve belirsizlikler arasında yolumuzu aydınlatan sarsılmaz bir alevdir. Zorluklar sınırlarımızı test ettiğinde ortaya çıkan ve bizi mümkün olduğunu düşündüğümüz şeylerin ötesine geçmeye teşvik eden sessiz güçtür. Dayanıklılık sadece bir an değil, dünya bize ağır geldiğinde “devam et” diye fısıldayan amansız bir ruhtur.
Hayat yolculuğu zirveler ve vadilerle işaretlenmiştir ve yokuş yukarı tırmanışlar sırasında bizi ayakta tutan dayanıklılıktır. Bize aksiliklerin yenilgi değil, büyüme ve dayanıklılığa giden yolda basamak noktaları olduğunu öğretir. Üstesinden geldiğimiz her engelle birlikte ruhumuz daha da güçlenir ve kararlılığımız sarsılmaz hale gelir.
Anlık hazlara değer veren bir dünyada dayanıklılık, en ödüllendirici zaferlerin sabır ve azimden doğduğunu hatırlatır. Düştüğümüzde bile ayağa kalkabilme ve sebatın dönüştürücü gücünü kucaklayabilme yeteneğidir. Öyleyse, içimizdeki bu azmi kutlayalım; çünkü zorluklar karşısında bizi kendi potansiyelimizin zirvesine götüren şey dayanıklılıktır.